Bumerang - Yazarkafe
/div>
Bumerang - Yazarkafe

Follow by Email

4 Temmuz 2015 Cumartesi

En faydalı 10 yeşillik

Amerikalı bilim adamlarına göre sırasıyla en faydalı 10 yeşillik

1. Su teresi
K, C ve A vitamini deposu olan su teresi en faydalı sebze seçildi. Kemiklere iyi gelir ve bağ doku sağlığını iyileştirir. 
Suteresinin iştah açıcı özelliği olup başlıca faydaları:
* İdrar söktürür.
* Balgam söktürür.
* Sinirleri yatıştırır.
* Cinsel gücü artırır.
* Nikotinin panzehiridir.
* Vücudu kuvvetlendirir.
* Su teresinin terletici özelliği vardır.
* Kandaki şekeri düşürür.
* Skorbüt hastalığının tedavisinde faydalıdır.
* Saç dökülmesine iyi gelir.
* Su teresi kremi ve maskeleri ile cilt bakımı sağlar.
* Ciltte botoks etkisi yapar gerginleştirir.
2. Brüksel lahanası
Folik asit ve potasyum deposudur. Kalp, böbrekler ve beyin için çok önemlidir.
 Brüksel lahanası, düşük kalori değerine karşılık potasyum ve demir gibi mineraller ile A, C ve E vitaminlerini yüksek oranlarda içeren çok yararlı bir besindir. Bunların yanı sıra;
 Turpgiller'deki tüm sebzeler gibi, özellikle akciğer, mide ve kalınbağırsak (kolon) kanserlerine yakalanma riskini en aza indirger.
Yüksek oranlarda demir minerali ile folik asit içerdiğinden kansızlığı ve doğum yapacak kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurma tehlikesini en aza indirir.
C, E ile A vitamini (betakaroten) gibi antioksidan maddeleri yüksek oranda içerdiğinden kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi geçirme ve katarak illetine tutulma riskini de düşürür.
Gene yüksek düzeyde potasyum minerali içermesi nedeniyle brüksel lahanası,yüksek tansiyonu düşürür ve tansiyonu belli düzeyde tutar.
Bu önemli tıbbi etkilerinden yararlanılmak üzere Brüksel lahanasının sıkça yenilmesi öğütlenmektedir.
.
3. Pazı
A, K ve C vitaminleriyle bol miktarda antioksidan barındırır.
* İdrar söktürür.
* İdrayollarında hissedilen yanmayı giderir.
* Haşlanmış yaprakların suyu kabızlığı giderir.
* Yaprakları yanık, apse, şişlikler ve basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.
* Kansızlığı önler.
* İştah açıcıdır.
* Hazmı kolaylaştırır.
* Vücuda kuvvet verir.
* Öksürüğe karşı faydalıdır.
* Gül yağı ile karıştırılıp başa konulduğunda ağrıyı geçirir.
* Hamile olanların yemesi doğacak çocukta omurga açıklığı riskini azaltır.
4. Pancar sapı
Antioksidanlarla doludur. A vitamini ve demir içerir.
5. Ispanak
A, B2, C ve K vitaminlerini içerir. Magnezyum, manganez, folik asit, demir, kalsiyum ve potasyum deposudur.


6. Hindiba
Kalsiyum, A vitamini ve potasyum deposudur.
Safra kesesi ve karaciğer  hastalıklarında faydalıdır.Kronik karaciğer iltihaplarına iyi gelir.Deri kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri iyileştirir.Mide sıvılarını düzenler ve mide de birikmiş maddeleri temizler.İştah açıcıdır.Kanı temizler.Bedeni güçlendiren kuvvetli bir toniktir.İdrarı söktürür.Müshil etkisi vardır.
7. Kıvırcık marul
Lif, A vitamini ve potasyum içerir.
8. Maydanoz
Sindirim sistemine iyi gelir. C vitamini ve demir deposudur.
Kalp damar sağlığına iyi gelen folat içerir. Folat homosisteini (yüksek düzeylerde kan damarlarına zarar verebilen tehlikeli bir molekül) zararsız moleküller haline dönüştürür, felç ve kalp krizi riskini azaltmak için yararlıdır.
-Maydanoz  tüketimi kan basıncını düşürmek için faydalıdır ve yüksek tansiyona bağlı olabilecek hastalıkların riskini azaltır.
-Maydanozun en önemli faydalarından biri de sağlıklı böbrek fonksiyonlarını sağlamasıdır. Fazla su ve tuzun atılmasını sağlar.Mesanenin güçlendirilmesi ve böbrek taşlarının önlenmesi için iyidir.
 -Maydanozdaki yüksek C vitamini seviyeleri osteoartrit ve enflamatuar poliartrit ile romatoid artrit çeşitlerinin oluşmasını engeller.
-Damarlarındaki yapışkan kalıntıların erimesini sağladığı böylece kan damarlarının temizliği için iyi olduğu söyleniyor. Maydanoz aynı zamanda kan damarlarının esnekliğini sağlamak için de iyidir.
-Cinsel fonksiyonların artırılması da maydanozun sağlık faydalarından biridir. Ayrıca adet sorunlarını tedavi etmek için bir bitkisel ilaç olarak yaygın bir şekilde kullanılır.
-Uygun hücre bölünmesinde folat önemli bir rol oynadığı için bu bitkinin tüketimi, tümörlerin önlenmesi için yararlıdır. Özellikle kolon ve serviks kanserine neden olan anormal ve hızlı hücre bölünmesini önler. Maydanozda bulunan antioksidanlar ve flavonoidler de tümör ve kanserin gelişiminin önlenmesinde yararlıdır.
-Maydonoz içerdiği yüksek klorofil içeriği sayesinde nefesin tazelenmesini sağlar ve kötü ağız kokusunun önlenmesine yardımcı olur.
9. Marul
Potasyum, demir, vitamin ve minerallerle doludur.
Marul vb. salatalar, özellikle mide kanseri başta olmak üzere, bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.
 İçerdikleri A, C ve E vitamini gibi antioksidan maddeler sayesinde, kalp krizi geçirme, felç ve katarakt illetine yakalanma tehlikesinden korur.
Demir ve folik asit içerdiklerinden kansızlığı önler ve gebe kadınların spina bifida (yani omurganın bir yanının açık oluşu) hastalığı taşıyan çocuk doğurma ihtimalini en aza indirir.
Marul vb. salatalar, sindirim sistemini uyarıcıdır. İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırıcı etkiler yapar.
Marul vb. salataların bedeni yatıştırıcı etkisi vardır; bu sebeble uykusuzluğa iyi gelir.
10. Yeşil lahana
C vitamini, lif, kalsiyum ve manganez deposudur.

Kırışıklıklar için inanılmaz 10 çözüm

1-Süt Tozu:2 tatlı kaşığı balı 4 tatlı kaşığı süt tozu ve 2 tatlı kaşığı sıcak su ile  karıştırıp kırışıklığın olduğu bölgeye tatbik edip 10 dakika bekletin,sonra bol su ile durulayın




2-Ananas:İçeriğindeki yüksek miktardaki C vitamininden dolayı,bir parça ananası kırışıklığın olduğu bölgeye 10 dakika tatbik edin,aynı şekilde ananas suyunu da kırışıklığın olduğu bölgeye sürerek 10  dakika bekletin daha sonra bol su ile durulayın.








3-Hindistan Cevizi Yağı:Soğuk pres ile sıkılmış hindistan cevizi yağını kırışıklığın olduğı bölgeye sıcak ıslak havlu ile tatbik etmek suretiyle ovalayın ,yaklaşık 10 dakika sonra bol su ile durulayın












4-)Muz:Soyduğunuz bir parça muzu kırışıklığın üzerine tatbik edip yarım saat kadar bekledikten sonra bol su ile durulayın





5-Salatalık:Taze bir salatayı yuvarlak dilimlere bölüp kırışıklığın olduğu bölgeye oval hareketlerle bir müddet tatbik edin,yarım saat kadar sonra bol su ile durulayın

6-Yeşil Çay:Kaynamış suya yeşil çayınızı koyup ılımaya bekletin.Daha sonra bu suyu kırışıklığın olduğu bölgeye mendil yada havlu yardımıyla tatbik edin,yaklaşık yarım saat sonra bol su ile durulayın






7-Domates:Domatesi 2 ye bölün,ve yüzünüze bir süre tatbik edin,yarım saat kadar bekledikten sonra bol su ile durulayın.Cildinizin sıkılaştırıp,parlak görünmesine ve yanaklarınız al al olmasına sebeb olacaktır



8-Zeytin yağı:Kırışıklığın olduğu bölgeye 1 adet taze sıkılmış limon ile 4 tatlı kaşığı zeytinyağını tatbik edip masaj yaparak ovalayın.Yarım saat sonra bol su ile durulayın.Cildiniz nem kazanıp parlayacak,kırışıklıklar kaybolacaktır.





9-Badem yağı:Göz altındaki kırışıklıklar için en iyi çözüm bir kaç damla badem yağını parmağınıza damlatıp göz altlarınızı dairesel hareketler masaj yapmaktır.



10-Kavun:Bir parça kavunu kesip kırışıklığın olduğu bölgede 5-7 dakika gezdirin,sonra bol su durulayın.Bu uygulana cildinizi pürüzsüzleştircektir

Bruce Lee'nin Psikolojisi

Bu yazıyı Bruce Lee’nin  Ejder Kalesi filminde Robert Wall ile yaptığı dövüş sahnesinden sonra yazmaya karar verdim.
Bruce Lee tartışmasız dövüş sanatları hususunda bir numara onun gibi birisi gelmedi, o her zaman totem direğinin en tepesinde, o everest dağı, kaya kartalı, kar leoparı, AMD Fx-8150 işlemci (burası bilgisayar manyakları için). Kung fu'yu savunma sanatı olarak değil de bir yaşam biçimi olarak belki de nefes alma sebebi olarak görüyordu, yoksa günde 8 saat idmanı 6 gün kim yapar? Not:  Michael Phelps hariç.
Sözü fazla uzatmayıp Ejder kalesi filminde ki Robert Wall ile yaptığı dövüş sahnesine getireceğim.
O sahneleri izlerken dondum kaldım, o yüzden defalarca izlemek zorunda kaldım. Hele adamın işini bitirdiği sahne, işte tam orda Bruce Lee’nin yüzündeki zevk patlamasını gördüm. Soprano Luciana Serra’nın  Gece Kraliçesi operasından bir kesit gibiydi. Tabi film bu filan diyebilirsiniz ama rol de bi yere kadar, eğer bu rol ise adam rolün dibine vurmuş, o sinema sanatının  Charlie Chapline’i, Robert  De Niro’su, Al Pacino’su durdurun beni... ama öyle değil, Nuh Tufanı filmini çeken Russell Crowe’un dediği gibi herşey gerçekti.
Adam ünlü birisi olmasa psikopat olabilecek belki de kiralık katil olacaktı, kim bilir belki de sloganı da zevkle adam öldürülür olurdu. Yönetmenin Bruce Lee’nin filmlerini çektikten sonra 3-4 gün yatamadım demesi de bundan olsa hacet, yine de 3-4 günle kurtarmış, filmde zevkle ölen Robert Wall, filmden sonra 1 yıl psikolojik destekle yaşamış, 18 kilo vermiş (her aya 1.5 kilo, fena bir diyet değil).  Jim Carrey’nin Sil Baştan filminde yaptığı gibi Robert Wall’in de o  sahneyi  kafasından sildirmeye çalıştığı da konuşulan dedikodular arasında.
Burdan psikiyatristlere sesleniyorum: "Lütfen bunun sebebini bulun", Küçüklüğünde atılan bir tokat mı, ya da ilkokul öğretmeninin senden hiç birşey olmaz lafı mı? ( Bu ihtimal dövüşte 1 numara olmasında geçerli olabilir çünkü Einstein, Freud, Darwin, Edison’ada ilkokulda bu laf söylenmiş ve bu laftan sonra şahlanmışlar, hemen ilkokul hocamı bulup bu lafı kendime söyletmeliyim) yada ergenlik krizleri mi belki de 68'in yan etkilerindendir, Rock N Roll  patlaması da olabilir, ben yoruldum lütfen sebebini bulun, sorumlular Mısır mahkemelerinde yargılansın, biz de huzur içinde yatalım.

Dünya ile ilgili bazı gerçekler

1- Dünya, Güneş sistemimizdeki en yoğun gezegendir.

2- Dünya’yı nefes alan, yaşayan bir organizma olarak görebiliriz. Kendi sıcaklığını düzenler, enerji yakar, düzenli bir şekilde cildini yeniler. Yıllar geçtikçe vücudunda değişimler meydana gelir.

3- Dünya, çekim etkisi, hidrojen gazı ve yıldız tozundan oluşmuştur. Bilim adamları, Dünya’nın nispeten olması gerekenden daha hızlı bir şekilde oluştuğuna inanıyor.

4- Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü, Ay’ın kütle çekiminden dolayı gittikçe yavaşlıyor. Yani günler uzuyor. Kayıp zamanı telafi etmek için en son 30 Haziran 2012’de 1 saniye eklendi. Bundan önce 2008’de eklenmişti. 900 milyon önce kendi ekseni etrafında daha hızlı döndüğü için 1 gün 18 saatti.

5- Dünya’nın çekirdeğindeki manyetik değişimler nedeniyle Dünya’nın manyetik kutbu her sene Rusya’ya doğru 55 ile 60 km. arasında kayıyor. Bilim adamları ilk kez 1831 yılında manyetik kuzey kutbunun biraz değiştiğini fark etti. Sonra 1904 yılında kutbun kuzey doğuya doğru yılda 15 km. sabit hızda kaymaya başladığını buldular. 1989 yılında manyetik değişimin tekrar hızlanmaya başladığı fark edildi. 2007 yılında bilim adamları, manyetik kutbun her sene 55 ile 60 km. arasında Sibirya’ya doğru kaydığını buldular.

6- Dünya’ya en büyük çarpışma 4.6 milyar yıl önce Güneş sisteminde yörüngesi olan, Mars büyüklüğünde Theia isimli bir gezegen tarafından gerçekleşmiş. Bu gezegenin kütlesi sabit bir yörüngede kalamayacak kadar ağırdı. Bu yüzden Dünya’ya olan uzaklığı gittikçe azaldı ve Dünya’ya çarptı. Theia’nın mantosu ve Dünya’nın önemli ölçüdeki silikat mantosu uzaya fırladı. Uzaya fırlayan bu materyaller zamanla uydumuz Ay’ı şekillendirdi. Yeni araştırmalar bu hipotezi destekliyor. Araştırmalara göre Dünya ve Ay’ın çekirdeğinin aynı silikon materyali içerdiği saptanmış.
Ortalama her 500.000 bin yılda bir 1 km. çapında asteroit Dünya’ya çarpıyor. 5 km. büyüklüğünde çarpışmalar ortalama her 10 milyonda bir gerçekleşiyor. 10 km. çapında bir asteroit , 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarparak dinazorların ve büyük kertenkelelerin neslinin tükenmesine neden olmuştur. Denizde yaşayan canlıların yüzde 90’ı, karada yaşayan canlıların yüzde 70’i yok olmuştur. Yakın zamanda, 1908 yılında Sibirya Tunguska’da 5 ila 10 km. çapında bir kuyruklu yıldızın parçasının Dünya’ya çarpmasıyla meydana gelen olay 2.150 km. kare alanda 80 milyon ağacın yanmasına sebep olmuştur. Patlamanın etkisiyle ortaya çıkan alevler 800 km. uzaktan görülmüş.

7- Dünyanın çekirdeği eriyiktir. Sıcaklığı 7.500 santigrat derece olup Güneş’in yüzeyinden daha sıcaktır.

8- Dünya yüzeyinin yüzde 80’inden fazlası volkaniktir.

9- Su ve atmosferdeki karbondioksit miktarı ile gezegenimizin Güneş'ten aldığı enerji miktarı, gezegendeki yaşamı kontrol eden iki faktördür.

10- Uzaydan bakıldığında Güneş sistemimizdeki 8 gezegenden ( Platon sayılmıyor ) en parlak olanı Dünya olarak görülecektir. Nedeni su oranı en fazla olan gezegen olmasından dolayı Güneş ışınlarının sudan yansımasıdır.

11- En büyük dağ sıraları okyanusların altındadır. Beysbol topundaki dikişler gibi dünyayı çevreler.

12- Dünya, uzayda saatte 107.000 km. hızla gidiyor.

13- Bir zamanlar yağmur ormanı oranı yüzde 18’ idi, şimdi ise yüzde 2’ dir.

14- Dünya yüzeyindeki suların yüzde 97’si tuzlu, yüzde 3’ü tatlıdır.

15- Dünyadaki ekilebilir alan sadece yüzde 11’dir.

16- Dünya’daki sıcaklığın en yüksek ölçüldüğü yer İran, Lut Çölüdür. Nasa’nın uydusu Aqua, 2003 ile 2005 yılları arasında 70,7 santigrat derece sıcaklık ölçmüştür. Sıcaklığın en düşük ölçüldüğü yer ise, 1983 yılında Rusya Vostok’ta - 89,2 santigrat derece ölçülmüştür.

17- Dünya’da sıcaklık ortalamasının en düşük olduğu yer Antartika’dır. Sıcaklık ortalamasının en yüksek olduğu yer ise Güney Afrika, Kalahari çölüdür.

2. Dünya Savaşı ile ilgili bazı gerçekler

1-1944 yılında Normandiya’da esir alınan ilk Alman askerlerin arasında az sayıda Koreli askerler de vardı. Bu az sayıdaki Koreli askerler 1939 yılında Nomonhan’da Japonya için savaşıyorlardı, ta ki Rus ordusu tarafından esir alınıncaya kadar, sonra Rus ordusu için savaşmaya zorlandılar, ta ki 1943 yazında Ukrayna’da Alman ordusu tarafından esir alınıncaya kadar, sonra Alman ordusu için savaşmaya zorlandılar, ta ki Amerikan ordusu tarafından Normandiya’da esir alınıncaya kadar


2- 1935’de İskoçyalı Fizikçi Robert Watson Watt radyo dalgalarını kullanarak bombardıman uçaklarını yok edecek bir öldürücü ışın üzerinde çalışıyordu. Bunu yapamadı ama radarın gelişmesine vesile oldu. İlk kez Atlantik savaşında Alman deniz altı gemilerine karşı kullanıldı.
3- Bir Alman denizaltısı olan U 120 arızalı bir tuvalet yüzünden battı.

4- Naziler, milyonlarca Polonyalıyı öldürdü fakat bebek ve çocuklarının Almanlara benzediklerini düşünürek Alman ailelerine evlatlık olarak verildiler

 5- Dr. Josef Mengele ( namı ölüm meleği ) acılı genetik deneyleri için çoğu Roman ve Yahudi 3.000 ikiz çocuk ve birçok esir kullandı. Esirlerin göz renklerini maviye dönüştürmek için göz bebeklerine bir sıvı karışım enjekte ediyordu. Bu yaptığı testler başarısızlıkla sonuçlanmış olup bir çok insanın kör olmasına neden olmuştur. Deneylerinden birinde deniz soğuğuna dayanıklılığı ölçmek için kullanılan esirler buz dolu küvetlere konup ölene kadar tutuluyordu. Farklı ırkların bulaşıcı hastalıklara karşı nasıl tepki verdiğini belirlemek için esirlere çeşitli hastalıklar enjekte ediliyordu. Başka bir deneyde ise bir insanın ne kadar basınca dayanacağını ölçmek için kullanılan esirler basınç odasına sokulup burada iç organları patlayıncaya kadar basınç uygulanıyordu.

6- Nazi bayrağını Hitler dizayn etmiştir. Kırmızı renk, sosyal nazizim düşüncesi, beyaz renk, ulusçuluğu, siyah gamalı haç ise Aryan ırkının zaferi için mücadeleyi sembolize ediyordu.

7- 1974 yılında Hiro Onoda isimli bir Japon askeri 1974 yılında Pasifik, Lubang adasında ortaya çıktı. Ülkesinin kaybettiğinin farkında değildi. Kendisi o zamana kadar gerilla baskınları yapıyordu. Köylülerle ve polisle silahlı çatışmaya girmişti. Japon bir kolej öğrencisi kendisi buldu fakat teslim olduklarını bir türlü kabul etmiyordu. Japon hükümeti kendisini getirmesi için bir komutan görevlendirdi. Komutanının emrini kabul etti. Böylelikle savaşın bitiminden 29 yıl sonra ormandan çıkmış oldu. Şaşkınlık içindeki İlk kelimeleri “Biz gerçekten savaşı kayıp mı ettik” oldu. Japonya’ya gittiğinde bir kahraman gibi karşılandı.

8- Yazar Ian Fleming, James Bond karakterini Yugoslavya doğumlu casus Dusko Popov (1912-1981) dan ilham alarak oluşturdu. Almanya ve İngiltere arasında çift ajanlık yapıyordu. En az 5 dil konuşuyordu ve mikro fotoğraflar çeken ilk ajandı. Japonların Pearl Harbor baskınını öğrendi ancak FBI uyarısını dikkate almadı. Daha sonra Amerika’ya yerleşti . 1974’ de casusluk anılarını yazdı.

9- Amerikan fabrikaları savaş boyunca 650.000’ den fazla jip, 300.000’den fazla bombardıman uçağı, 89.000 tank, 3 milyon makinalı silah, 7 milyon tüfek üretti.

10- Japonların Ateş balonları, bir çeşit Japon kağıdından üretilmiş bir silahtı, yakıtı da hidrojen ve bir takım patlayıcılardan oluşuyordu. 1944’den 1945’e toplam 9.000 balon bırakıldı havaya. Sadece 1.000 tanesi hedeflerine ulaştı. 6 düşman askerini öldürebildi.

11- İlk operasyonel jet uçakları Almanlar tarafından kullanıldı.

12- Sovyetler Birliği'nde 1923 yılında doğan erkeklerin %80'i savaştan sağ kurtulamamıştı. Aynı dönemlerde doğan kadınlar da şanssızdı çünkü evlenecek erkek bulamamışlardı, evlenenlerin de çoğu dul kalmıştı.

13- Japon Kamikazeler 34 Amerikan gemisini batırdı, 368’ ine hasar verdi. 4.900 denizci yaşamını yitirdi, 4.800 denizci yaralandı.

14- 2.Dünya Savaşında, Japon pilot Hiroyoshi Nishizawa, 80 den fazla uçağı düşürmeyi başarmıştı. Ne gariptir ki bir kargo uçağında yolcu olarak giderken uçağın düşürülmesiyle yaşamını yitirdi.

15- Nükleer fizikçi Niels Bohr, Danimarka'da Almanlar'ın elinden kıl payı kurtulmuştu. Almanlar Danimarkalı direnişçilerle çatışırken, evinin arka kapısından, içinde paha biçilmez ağır su (nükleer bomba yapımında kullanılan bir madde) bulunan bir bira şişesiyle kaçmıştı. İngiltere'ye ulaşmayı başardı fakat sonradan şişenin içindekinin bira olduğu anlaşıldı. Ağır suyu da belki de bir Alman askeri içti.

16- Adolf Hitler’in yeğeni William Hitler 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusundaydı. Savaştan sonra ismini değiştirdi.

17- Calvin Graham , Amerikan ordusuna yazıldığında sadece 12 yaşındaydı. Ordu yaşını öğrenmeden önce savaştaki başarısından dolayı madalya ve bronz yıldız almıştı. Ne var ki annesi daha sonra yaşını açıkladı ve elde ettiği hakları alınarak ordudan ihraç edildi. 17 yaşında tekrar orduya girmeyi başardı.

18- Almanlar, savaş uçaklarının yüzde 40-45’ini kazayla kaybetti.

19- Almanya’nın savaş ilan ettiği tek ülke Amerika’ydı.

20- 1939 yılında Naziler, beden ve zeka özürlü olan sayıları 80.000 ile 100.000 arasında kişinin yaşamını yitirdiği ötenazi programı başlattı.

 21- 84 Alman general, Hitler’in emriyle infaz edildi.

22- Amerikan ordusu, Kuzey Afrika’ya çıktığında, getirdikleri malzemelerin içinde 3 adet Coca Cola şişeleme makinesi vardı.

23-2. Dünya Savaşı'nda Amerikan'ın planladığı psikolojik operasyonlardan biri de Japonlar için kutsal sayılan Fuji Dağı'nı kırmızıya boyamaktı. Gereken boya miktarı (120.000 ton) , maliyet ( kullanılacak 3 adet B29 uçağı için gereken yakıt miktarı) ve görevin zorluğu düşünüldüğünde plandan vazgeçildi.

24- 2. Dünya savaşından sonra Rusların Japonlardan ele geçirdiği Kuril adaları iki ülke arasındaki bugüne kadar çözülemeyen problemlerden biridir. Japonlar bu adaları ısrarla istemektedir. Hiç bir doğal zenginliği olmayan, üzerinde 35’i etkin 100 volkan bulunan adalardan oluşmaktadır.

25-Almanya’da savaş boyunca muazzam bir enerji sıkıntısı vardı. Yapılan bir araştırmaya göre, savaş boyunca Alman sanayi tesislerine atılan bombaların %1'i elektrik santrallerine atılsaydı Alman sanayisi çökerdi

26- Birçok tarihçi 1942-1943 yılları arasında Stalingrad’daki savaşın tarihteki en kanlı savaş olduğuna (800.000-1.600.000 insan yaşamını yitirmiştir) inanıyor.

27- Kamplarda tahminlere göre 12 milyon insanı yaşamını yitirdi. Bunların neredeyse 6 milyonu Yahudiydi.

28- Pek çok tarihçi savaşın 1 Eylül 1939’da Almanların Polonya istilası ile başladığını belirtiyor. Bazı tarihçiler de 18 Eylül 1931 yılında Japonların Mançurya istilasıyla başladığını iddia ediyor. Bazı araştırmacılar ise 1. Dünya savaşının bir ara olduğunu, bu savaşın devamı niteliğinde olduğunu iddia ediyor.

29- 1939 ve 1945 yılları arasında çoğu Alman şehirlerine olmak üzere 3.4 milyon ton bomba atıldı.

30- Savaşta 62 milyon insan yaşamını yitirdi. Bunların yüzde 80’ i 4 ülkedendi (Rusya, Çin, Almanya, Polonya ) . Yaşamını yitirenlerin yarısından fazlası sivillerdi. Bunların çoğu kadın ve çocuktu.

Eski medeniyetlerin Orion Takımyıldızına ilgisi

Dünyaya 500 ışık yılı uzaklıkta bulunan Orion Takımyıldızı, gece gökyüzünde kolayca görülebilir. Orion takımyıldızına çıplak gözle baktığımızda dört tanesi dörtgen, Orion kuşağı denilen üç tanesi de bu dörtgen içinde eğik bir çizgi üzerine sıralanmış toplam yedi yıldızdan oluşur. Her nedense insanlık tarihinin yolu bu takımyıldızı ile bir çok kez kesişmiştir.
Orion Takımyıldızı

Güney Amerika’da ki Nazca çölünde yere kazınmış çok çeşitli dev figürlerden biri olan örümcek motifinin Orion Takımyıldızının yer küredeki temsili olduğu iddia edilmektedir.

Nazca örümcek motifi
   Mısırda, milattan önce 2560 yıllarında yapılan Keops, Kefren ve Mikerinos piramidi, Orion Takımyıldızındaki üç yıldızla aynı hizadadır. Belçikalı araştırmacı Robert Bauval'in yaptığı araştırmaya göre Orion Takımyıldızının o tarihteki konumu Giza Piramitlerinin konumuyla 45 derecelik bir sapma gösteriyordu. Bauval bir bilgisayar programı yardımıyla Orion Takımyıldızıyla piramitlerin birebir aynı doğrultuda olduğu tarihi tarayınca karşısına Milattan önce 10500 yılı çıktı. Bu zaman dilimi Mısırlıların Mutlu Çağ dedikleri presesyon döngüsünün en alt noktasına rastlıyordu. Kendilerinden çok önce olan bir dönemi anmak için piramitlerin konumlarını o şekilde ayarlayabilecek astronomi bilgisine nasıl sahip olabiliyorlardı. Piramitleri yapan 4. Sülalenin yıldız dinine inanmakta oldukları ve atalarının da Sirius ve Orion yıldız kümesinden geldiği ve ölen firavunların ruhunun da bu yıldızlara gideceği inancı nedeniyle bu piramitlerin çok hassas bir hesaplama ile bu yıldızlara hedeflenmiş olduğu söylenmektedir. Ne tuhaftır ki Nil  Nehri’nin bu piramitlere göre yeri ile Samanyolu’nun Orion Takımyıldızına göre                                                                          
yeri aynı şekildedir.

Giza Piramitleri
Şanlıurfa'da günümüzden 13. 000 yıl önce bir tepe üzerine kurulan, Cilalı Taş Devrinden kalma mabet olan Göbeklitepe'de bulunan dikili taşların hizalanması da Orion takım yıldızını işaret etmektedir. Ayrıca taşlara çizilmiş olan Kanaga sembolü de Orion takımyıldızını işaret eder. Kanaga sembolü H harfine benzer.
Şanlıurfa Göbeklitepe

Meksika'daki Teotihucan Piramitlerinin konumları, Orion Takımyıldızınının yerdeki yansıması olacak şekilde yapılmıştır. Bu kent ile ilgili gizemlerden biri de kentte yaşayanların bilinmeyen bir nedenle kenti aniden terk etmiş olmalarıdır.
2010 yılında Avrupa Uzay Ajansı (ESA) bilim adamları, Orion Takımyıldızından gelen ışığı Hifi spektrumuyla ayrıştırarak, yaşamı sağlayan organik molekülleri ( su, karbon monoksit, formaldehit,
Meksika  Teotihucan 
metanol, dimetileter, hidrojen siyanür, sülfür oksit , sülfür dioksit ve izotop benzerleri) Orion takımyıldızında bulmuş. İnsanın aklına bir takım sorular takılmıyor değil. Bu kadar yapının orayı işaret etmesi neden? Uzayda o kadar yıldız varken neden Orion Takımyıldızını işaret ediyor? ve orada yaşamı sağlayan organik moleküllerin bulunması, bunlar bir tesadüf olabilir mi? Belki Orion takımyıldızından zeki canlılar geldi, bu çizimleri ve yapıları yaptırdı.

Orion Takımyıldızında bulunan Betelgeuse dev yıldızı bir süpernovaya dönüşmek üzere. Bu dönüşüm uzun bir süreç. 1993 yılından 2009 yılına kadar çapı yüzde 15 kadar küçülmüş. Yıldız yakıtını tüketiyor, gittikçe küçülecek sonra patlayacak . Ne zaman olur bilinmez . Uzmanlar bize herhangi bir zararının olmayacağını söylüyorlar.
Tıpkı Star Wars filminde Luke Skywalker’ın Tatooine gezegeninde iki güneşi görmesi gibi gökyüzünden bu şekilde görüneceği ve birkaç hafta süreceği kozmik fenomenler arasında.Patlamadan sonra Dünyanın bazı bölgelerinde insanların beyaz gecelerle tanışacağı, bazı bölgelerinde ise gündüz aydınlığının 2-3 saat uzayacağı söyleniyor.1054 yılında Çin ve Arap astronomlar tarafından kayıtlara alınan bir süpernova neticesinde oluşan Yengeç Bulutsusu, bize uzaklığının 6000 ışık yılı olmasına rağmen haftalarca Venüs'ten daha parlak görünmüş ve yaklaşık iki yıl boyunca da çıplak gözle izlenecek parlaklığa sahip olmuş.
Star Wars filmi,Luke Skywalker Tatooine Gezegeni

1054 yılında ki patlama
Bu yüzden bu zeki canlılar kendilerine yeni dünyalar arıyor olabilirler. Bu canlıların sonuçta varlığı ispatlanmış değil. Uçan cihazlarıyla ilgili birçok fotoğraf ve görüntü mevcut fakat hiçbir devlet kabul etmiş değil. Belki de ufo fotoğraf ve video görüntüleri birer aldatmaca fakat bulunan çizimler, yapılmış olan yapıtlar, Ori
on Takımyıldızında yaşama dair organik bileşiklerin bulunması ve Betelgeuse yıldızının bir süpernova patlamasına maruz kalacağı bir gerçek.



Filmlerde görmeyi istemediğimiz sahneler

1-Yapılması zor bir iş vardır. Filmin başrolündeki oyuncudan yardım istenir, ama gelen teklifi önce reddeder. Bu hareket bütün filmlerde klasiktir, kahramanımız bir havalarda bir triplerdedir, bahaneleri vardır, egonun dibine vurmuştur, küskün bir süpermendir (andropoz döngüsündedir). Sonra biraz zaman geçer, ilgi kaybolmaya başlar, ayakları yere iner, tıpış tıpış göreve gider. Bu kaprise bir son verilmesi lazım!

2-50 tane adam öldüren başrol oyuncusu: Başrol oyuncusunun o kadar adam öldürdükten sonra  bir vicdan muhasebesi yapmaması ilginç, Allaha dua etmek, tövbe etmek yok, vur babam vur. İşin ilginç yanı adam doğru düzgün yaralanmıyor bile, ölüp işi başkasının devralması yok, illaki o öldürecek hepsini

3-Zengin erkek, fakir kız yada tersi: Böyle bir aşkı konu alan film çekiliyor ve mutlu sonla bitiyor amagerisi... gerisi boynuz orasını biz göremiyoruz maalesef, hep hayatın toz pempe taraflarını gösteriyorlar, bam telimizden yakalayıp, mutluluğun nirvanasında filmi bitiriyorlar.  Senarist ne kadar karşı olsa, ne kadar bunları birleştirmemek için dirense de  karşısında yönetmen, diğer oyuncular, figüranlar ve halk olunca o da direnemiyor.

4-Uzatılan ölüm sahnesi: Adam kurşunu yiyor sonra bir o yana bir bu yana savruluyor, sanki 20 can çıkıyor bedenden, sanarsın canavar ölüyor, adam gibi öl git işte, çok yapmacık geliyor.
5-Telesekreter sahnesi:Yıl olmuş 2015 hala böyle çekilen sahneler var, Adam eve geliyor, telesekreterden çok önemli haberlerini alıyor, cep telefonun yok mu senin, 80'lerden kurtulun artık
6-Cinayet sahnesindeki dedektifler: Adamın beyni patlamış, etraf kan gölü, yerde boylu boyunca uzanıyor, olayı incelemeye gelen dedektifler (genelde sabahtır ve kahve içiyorlardır bütün cinayetler geceden sabaha işleniyor sanki, gündüz herkes kuzu), sanki orda değillermiş gibi beysbol maçı muhabbeti yapmaları  da hiç değişmeyen sahnelerden .

7-Hamile olan kadının hamile olduğunu kusarak öğrenmesi: Hiç günüm gecikti yada çok aşeriyorum, başım çok dönüyor hamile olabilirim diye bir sahne yok hepsi kusunca anlıyor, sanki kusmuğunda hamilesin yazıyor.

8-Korku filmindeki müzikler:İnanın filmden korkmuyorum, müzikten korkuyorum, sırf müzik çalsa bile aynı etkiyi yapacaktır. Kız bodruma iniyor öyle müzik çalıyor ki bir şey olmaması imkansız

9-İçine şeytan giren kız: Hepside çok masum, dünya tatlısıdır ama şeytan içine bir girer, kız öyle bir değişir ki o olduğunu anlamak için dna testi gerekir, kız en tiz sesten en kalın sese doğru giden sesler çıkarır, kızın sesi olmuştur 6 oktav bas

10-Çarpışma sahnesi: Kızla erkek çarpışır kitaplar yere düşer, gözler kitlenir aşk başlar, bir kerede başlamasın, kız kitabı adamın kafasına geçersin

11-Otelin penceresinden fırlayan adamın havuza düşmesi: O ne yatay atıştır öyle bir kere de havuzun yanına düşsün, önemli değil ölmesin havuzun yanına düşsün.

12-Dakikada 300 kelime yazan bilgisayar hacker'ı: Zannedersin hayat hikayeni 2 dakikada yazabilir misin sorusunun cevabını veriyor, ekrana baktığımızda gördüğümüz şey 10-15 rakamlı şifre girilmesi

13-Uyuşturucu teslimatında problem çıkması: Bir kerede problem çıkmayıversin, sürekli bir terslik oluyor, ticaret ahlakı sıfır.

14-Bomba patlama sahnesi: Bombanın patlamasına saniyeler vardır, kahramanımız patlamayı durdurmaya hazırlanıyordur ki arkadan hey sevgilim der, o da ne var "Dikkatli ol", İyi ki söyledin dikkatsiz olup bombayı patlatmayı düşünüyordum, bu sahneden sonra bombada ki zaman dilimi kaldığı yerden devam eder.

15-Kötü adam, kahramanımızı yakalayıp bütün planlarını anlatır, kahramanımız bir şekilde kurtulup kötü adamın planını çökertir. Az bir çenene sahip çık!

16-Zoom sahnesi: Bir suç araştırılıyordur, kamera zoomlanır, zoomlandıkça netlik artar, karelenme, bulanıklaşma yoktur, aynı kameradan ben de istiyorum.

17-3-4 günlük kirli sakallı, takım elbiseli kravatsız yeraltı aleminin adamı: Genelde yerli filmlerde oluyor, adamın silah taşıdığını, yeraltı aleminden olduğunu herkes biliyor, konuşmalar kısa ve hep özlü sözler kitapçığından, az bir kamufle et kendini, sakalını kes, kotunu, tişörtünü giy, sokak ağzıyla konuş, şaşırt bizi.